Zikzak Ne Demek TDK? Edebiyatın Kıvrımlı Düşünce Yollarında Bir Sözcüğün Serüveni
Bir kelime bazen bir aynadır; anlamı sadece sözlükte değil, insanın iç dünyasında yankılanır. Zikzak da işte böyle bir kelimedir. Türk Dil Kurumu’na göre “bir sağa bir sola kıvrılarak ilerleyen çizgi” anlamına gelir. Fakat edebiyat, kelimelerin yalnızca tanımlarına değil, onların taşıdığı çağrışımlara da kulak verir. Çünkü dil, sadece anlatmaz; dönüştürür.
Kelimelerin Gücü ve Edebiyatın Derinliği
Bir edebiyatçının gözünde zikzak, yalnızca geometrik bir form değil, insanın ruhsal labirentinde açılan bir patikadır. Hayatın düz bir çizgi olmadığını, inişleriyle, dönüşleriyle, yön değiştirmeleriyle anlam kazanabileceğini fısıldar. Tıpkı bir karakterin iç çatışmaları, bir yazarın anlatıdaki arayışları gibi, zikzaklar da edebî bir varoluşun işaretleridir.
Virginia Woolf’un “Mrs. Dalloway”inde Clarissa’nın düşünceleri arasında gidip gelen içsel akış, zihinsel bir zikzak çizmez mi? Ya da Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar”ında anlatının sürekli yön değiştiren yapısı, okuyucuyu düz bir çizgiden çok uzaklara taşımaz mı? Bu anlamda “zikzak” bir anlatım biçimidir; kaosu, kararsızlığı ve arayışı dile getirir.
Zikzak ve Karakterlerin Ruh Halleri
Edebiyatın karakterleri, çoğu zaman düz bir yolda yürüyemezler. Onların yolları, tıpkı insan ruhu gibi, dönemeçlerle doludur. Dostoyevski’nin Raskolnikov’u, vicdanıyla suçu arasında gidip gelirken zihninde bir zikzak çizer. Bu zikzak, sadece eylemin değil, düşüncenin de çatallanmasıdır.
Türk edebiyatında da benzer ruhsal kıvrımlar vardır. Peyami Safa’nın “Matmazel Noraliya’nın Koltuğu” romanında, insanın akıl ve ruh arasında salınan varoluşu, metafizik bir zikzak çizerek derinleşir. Bu yüzden, zikzak kelimesi yalnızca yön değiştirmeyi değil, insanın kendi içine dönme çabasını da anlatır.
Anlatı Biçiminde Zikzak Etkisi
Modern anlatı tekniklerinde “zikzaklı” yapı, zamanın ve mekânın doğrusal ilerlemesini reddeder. Gerçekçilik yerini parçalı anlatılara, bilinç akışına ve postmodern kırılmalara bırakır. Bu durumda zikzak, bir yazı biçimi haline gelir. Yazar artık bir düz çizgi çekmez; düşünceler arasında sıçrar, duygular arasında dalgalanır.
Yusuf Atılgan’ın “Aylak Adam”ında C.’nin şehirdeki yürüyüşleri, görünüşte düzensizdir ama içsel bir ritim taşır. Bu ritim, tıpkı bir zikzak çizgisi gibi, kendi içinde anlamlı bir ahenk oluşturur. Anlatı, tıpkı hayat gibi, kestirilemez bir yön izler.
Zikzak: Bir Anlatımın Dönüşüm Sembolü
TDK’nın sade tanımı, edebiyatın elinde sembolik bir derinliğe dönüşür. Zikzak, anlatının kırılgan doğasını, insanın yönsüzlüğünü ve her dönüşte yeniden tanımlanan benliğini temsil eder. Bu yüzden bir metinde zikzak, sadece biçimsel bir hareket değil, ruhsal bir dönüşümdür.
Bir şiirdeki ani imge değişimi, bir romandaki anlatıcı kayması, bir hikâyedeki zaman atlaması… Hepsi zikzak gibidir. Çünkü hayatın doğrusal olmadığını en iyi edebiyat anlatır. Dönemeçler, sözcüklerin kıvrımları, duyguların yön değiştirmesiyle anlam derinleşir.
Sonuç: Edebiyatın Zikzaklarında Kendimizi Bulmak
Belki de zikzak, insanın kendi hikâyesini çizerken dümdüz gidemeyeceğini anlatır. Her cümlede, her satırda biraz durmak, yön değiştirmek gerekir. Çünkü edebiyatın büyüsü de buradadır: kelimelerin çizdiği zikzaklarda kendimizi yeniden bulmak.
TDK’nın tanımıyla başlayan bu yolculuk, edebiyatın yorum gücüyle genişler. Zikzak, sadece bir çizgi değil; bir yaşam biçimi, bir anlatım tavrıdır. Ve her okur, bu zikzakların arasında kendi anlamını bulur.
Okurlara Davet
Senin için “zikzak” neyi temsil ediyor? Hayatının, yazdığın ya da okuduğun bir metnin hangi anında zikzaklar çizdin? Yorumlarda kendi edebi çağrışımlarını paylaş, çünkü belki de en anlamlı zikzak, kelimelerin birbirine değdiği yerde başlar.
Zikzak, art arda ters yöne farklı ya da aynı açılar yapan çizginin oluşturduğu bir örüntüdür . İslam, Bizans, Norman ve Romanesk mimarilerdeki öğelerde zikzak motifleri kullanılmıştır. Zikzak , iki paralel çizgi arasında bir yol izleyen, zikzak içinde sabit, değişken açılı küçük köşelerden oluşan bir desendir ; hem engebeli hem de oldukça düzenli olarak tanımlanabilir. Geometride bu desen eğik apeirogon olarak tanımlanır.
Gülcan! Katkılarınız sayesinde metin daha anlaşılır, daha akıcı ve daha doyurucu oldu.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, somut tehlike suçudur . Bu suçun oluşabilmesi için yapılan eylem ile tehlikelilik hâlinin gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin mümkün olması gerekir. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu ve Cezası Avukat Baran Doğan blog ceza-hukuku trafik-g… Avukat Baran Doğan blog ceza-hukuku trafik-g… Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, somut tehlike suçudur .
Rüveyda!
Katkınız yazının ciddiyetini artırdı.
Türkçenin söz varlığı içerisinde bulunan birçok kelimede olduğu gibi bu kelimenin yazımında çeşitli hatalar yapılmaktadır. Türk Dil Kurumu’na göre kelimenin doğru yazımı ” zikzak ” şeklindedir. Eğer zigzag şeklinde yazılırsa bu bir yazım hatası olur. Fransızca ziczac veya zigzag “kırık çizgi, kırık çizgide hareket etme” sözcüğünden alıntıdır.
Işıktaş!
Yorumlarınız yazının odak noktalarını belirginleştirdi.
Zikzak , iki paralel çizgi arasında bir yol izleyen, zikzak içinde sabit, değişken açılı küçük köşelerden oluşan bir desendir ; hem engebeli hem de oldukça düzenli olarak tanımlanabilir. Geometride bu desen eğik apeirogon olarak tanımlanır. Türk Dil Kurumu . Türk Dil Kurumu (TDK), Türkiye’nin başkenti Ankara’da bulunan, Türk dili üzerine çalışmalar yapan ve eserler yayımlayan bir devlet bilim kurumudur.
Atilla!
Katkılarınız sayesinde çalışmam daha çok yönlü bir içeriğe kavuştu.
Türk Dil Kurumu – Dilimiz Kimliğimizdir. Türkçenin söz varlığı içerisinde bulunan birçok kelimede olduğu gibi bu kelimenin yazımında çeşitli hatalar yapılmaktadır. Türk Dil Kurumu’na göre kelimenin doğru yazımı ” zikzak ” şeklindedir. Eğer zigzag şeklinde yazılırsa bu bir yazım hatası olur.
İbrahim!
Fikirlerinizle metin daha derli toplu oldu.
Tarihî Türk Yazı Dillerinde Öküz: Eski Türkçe belgelerde; dişi sığır için ingek, erkek sığır için buka, sütten yeni kesilmiş yavru için buzagu, iğdiş edilmiş boğa için öküz sözcükleri kayıtlıdır. Türkçe kökenli bir kelime: “Sevişmek”. Seni seven birinin sevgisine, aşkına aynı hislerle karşılık vermek, iki kişinin birbirini eşit derecede (neyle ölçülüyorsa) sevmesi demek. Muaşaka, kökü Arapçadan gelse de Türkçede türetilmiş aynı aynı anlama gelen bir kelime.
Kuzey!
Katkınız yazıya sadeliğini kazandırdı.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, somut tehlike suçudur . Bu suçun oluşabilmesi için yapılan eylem ile tehlikelilik hâlinin gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin mümkün olması gerekir. Tarihî Türk Yazı Dillerinde Öküz: Eski Türkçe belgelerde; dişi sığır için ingek, erkek sığır için buka, sütten yeni kesilmiş yavru için buzagu, iğdiş edilmiş boğa için öküz sözcükleri kayıtlıdır. 1 Ara 2019 ÖKÜZ SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE – Türk Dil Kurumu Türk Dil Kurumu wp-content uploads 2019/12 1_…
Çağıl!
Görüşleriniz, yazının önemli noktalarını ön plana çıkararak metni güçlendirdi.
Deyimler – Sivas Doğmadık çocuğa don biçme. Doğru oturup eğri konuşma. Dünyada ne tatlı yar tatlı. Ebem öldü yeri bana kaldı. Ekmeği sen yiyeceksin aklı ben mi vereceğim. Ekmek satun karılar hatun. El deliye hasret biz akıllıya. El ele verelim emek zaye gitmesin. Daha fazla öğe… isim. önce bir tarafa sonra diğer tarafa keskin dönüşlerle karakterize edilen bir çizgi , rota veya ilerleme. bir çizgi veya yoldaki gibi bir dizi dönüşten biri. 24 Ağu 2025 isim.
İdil! Düşüncelerinizin bir kısmına katılmıyorum, yine de teşekkür ederim.
isim. önce bir tarafa sonra diğer tarafa keskin dönüşlerle karakterize edilen bir çizgi , rota veya ilerleme. bir çizgi veya yoldaki gibi bir dizi dönüşten biri. TDK’ya göre ezkaza kelimesinin doğru yazılışı “ezkaza”dır . Başka yazımlar yanlış kabul edilmektedir. Doğru Cümlede Kullanımı: Arabanın aynasını ezkaza kırdım, tamir etmem gerekiyor. Ezkaza Nasıl Yazılır? TDK’ye Göre Doğru Yazılışı? Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ezkaza-nasil-yazilir-tdkye-g…
Suna! Fikirleriniz, yazının derinliğini artırdı; daha geniş bir perspektif kazandırarak metni zenginleştirdi.
edebildiğimiz kenç “genç, yavru, çocuk” kelimesinin kökeni üzerinde durulacaktır. “genç, yavru, çocuk” anlamlarını karşılamaya başlamıştır. In this study, we will be focused on the etymology of the kenç “young, baby, children” that we can follow it from the Old Uighur and Karakhanid texts. Eski Türkçe Kenç “genç, yavru, çocuk” Kelimesinin Kökeni Üzerine … AVESİS – Erciyes Üniversitesi yayin eski-turkce-kenc-ge… AVESİS – Erciyes Üniversitesi yayin eski-turkce-kenc-ge…
Hanife!
Düşüncelerinizin bir kısmına uzak kalsam da teşekkür ederim.