Sol Koltuk Altı Ağrısı Neden Olur? İhtimaller ve Sebepler Üzerine Düşünceler Bugün bir anda sol koltuk altımda bir ağrı hissettim. Tam olarak nereden geldiğini çözemedim ama bir şeyler yanlış gibiydi. Hemen aklıma gelen ilk soru şu oldu: “Sol koltuk altı ağrısı neden olur?” Gerçekten de bu tür bir ağrı, çoğu zaman göz ardı edilen ama aslında vücudun başka bir sorununun işareti olabilen bir şey. O yüzden gelin, bu ağrının olası nedenlerine ve nasıl başa çıkabileceğimize bakalım. 1. Kas Gerilmesi ve Aşırı Kullanım Bazen basitçe yorulmuş bir kas ya da gereksiz yere sıkışmış bir sinir olabilir. Hele hele gün boyu masa…
12 YorumEtiket: ba
“Karış nasıl yazılır?” sorusunu yarına taşıyalım: dilin ölçüsünü, ölçünün dilini birlikte kuralım Gelin merakla başlayalım. Bir kelimenin yazımı, yalnızca bir imla meselesi mi; yoksa klavyelerimizdeki tuşlardan sözlüklere, yapay zekâdan eğitim politikalarına uzanan daha büyük bir tasarım sorusu mu? “Karış nasıl yazılır?” diyenlere hem bugün için net bir yanıt verelim, hem de yarının dil teknolojileri üzerine beyin fırtınası yapalım. Doğru yazım: karış (son harf “ş”, orta ünlü “ı” — noktasız). Yanlışlar: kariş, karis, karışh, karişh. Büyük harf: cümle başında “Karış”. Heceleme: ka-rış. Sesletim (IPA): [kaˈɾɯʃ]. Çekim: karışa, karışta, karıştan, karışı; çoğul: karışlar. Bugünün resmi: “karış”ın anlamı, yazımı ve en çok yapılan…
10 YorumAtatürk Öldüğünde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Kimdi? Sadece Bir İsim Değil, Bir Rejim Stresi Bu soruya verilecek cevap tek kelime gibi görünür, ama arkasında koca bir siyasal mimari, bir rejim sınavı ve devlet aklının kriz anındaki refleksleri yatar. Tartışmayı büyütmekten yana olan biri olarak söyleyeyim: “Atatürk öldüğünde başbakan kimdi?” sorusu, yalnızca tarih bilgi yarışmalarının değil, süreklilik mi meşruiyet mi ikileminin de kapısını aralar. Kısa Cevap: Celâl Bayar 10 Kasım 1938 sabahı Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı Celâl Bayardı. Bayar, 1937’de başbakanlığa getirilmiş, görevi 1939 Ocak ayına dek sürmüştü. Bu çıplak bilgi, güvenilir biyografik kaynaklarda ve ansiklopedik maddelerde açıkça yer alır. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Neden Karışıyor?…
8 YorumYeni Doğan Bebeğin Göbek Bağına Ne Sürülür? Felsefi Bir Bakış Yeni doğan bir bebeğin göbek bağı, insan varoluşunun en somut simgelerinden biridir. Anneyle kurulan biyolojik bağın kesilmesi, bireyselliğin ilk işaretidir. Bu kopuşun ardından “ne sürülür?” sorusu, yalnızca tıbbi bir merak değil, aynı zamanda bir etik, epistemolojik ve ontolojik sorgulamadır. Çünkü burada mesele yalnızca bir yaranın iyileşmesi değil, varlığın dünyaya dahil olma biçimidir. Ontolojik Bir Başlangıç: Varlığın Kopuşu Varlık felsefesi açısından bakıldığında, göbek bağı doğumun metaforik bir eşiğidir. Bebek artık anne bedeninin bir uzantısı olmaktan çıkar, kendi başına bir varlık hâline gelir. Bu kopuşta yapılan her eylem —bağın kesilmesi, kuruması, düşmesi—…
12 YorumGlobulinler Nerede Bulunur? Edebiyatın Penceresinden Bir Yolculuk Edebiyatçı için her kelime, görünenden çok daha fazlasını taşır. Sözcükler, sadece birer işaret değil; anlamların, çağrışımların ve derinliklerin taşıyıcısıdır. İşte bu noktada bilimsel bir kelime olan globulinler bile, edebiyatın dönüştürücü gücüyle bambaşka çağrışımlara kapı aralayabilir. “Globulinler nerede bulunur?” sorusu, biyolojide bir cevapla sınırlı kalırken, edebiyatın sahnesinde karakterlerin, metinlerin ve temaların metaforlarına dönüşür. Kelimelerin Gücü ve Globulinlerin İzleri Kelimeler kanın içinde dolaşan globulinler gibidir. Tıpkı globulinlerin bağışıklık sisteminde önemli görevler üstlenmesi gibi, edebi metinlerde sözcükler de karakterleri, olayları ve temaları birbirine bağlar. Globulinler biyolojide plazmada yer alırken, edebiyatın plazması da metnin kurgusudur. Her cümle,…
12 Yorum