“Kantinde Çalışanların Maaşı Ne Kadar?”
Bir araştırmacı olarak gözlemlediğim üzere; çalışma hayatının “küçük” gibi görünen alanları aslında toplumsal yapının, ekonomik normların ve kültürel algıların kesiştiği önemli düğüm noktalarıdır. Okul ve kurum kantinlerinde çalışanların maaşları da bu açıdan yalnızca bir ücret meselesi değil; emek, değer algısı, cinsiyet rolleri ve toplumsal adalet gibi kavramlarla iç içe geçmiştir. Bu yazıda kantinde çalışanların maaşı sorusunu tarihsel arka planıyla ele alacak, günümüzdeki tartışmaları açacak ve okuyucuya kendi deneyimleri üzerinden düşünme imkânı sunacağım.
1. Tarihsel Arka Plan: Emek, Kurum ve Ücret İlişkisi
Geçmişte, özellikle okul kantinleri ve kurum içi yemek hizmetleri daha çok “ek iş” veya “yardımcı hizmet” kategorisinde değerlendirilirdi. Bu alanlarda çalışanların birçoğu kurumsal değil daha gayriresmî istihdam biçimlerine tâbiydi. Zamanla eğitim kurumlarının, sağlık kurumlarının hizmet çeşitliliğinin artmasıyla kantin işletmeleri daha kurumsal hâle geldi. Bu dönüşüm, emek sürecinin standartlaşmasını, ücretlerin belirli normlara bağlanmasını getirdi. Ancak ücretler hâlâ genelde ekonomik yapının, kurumun büyüklüğünün, yerleşiminin ve işin niteliğinin gerisinde kaldı.
Ücretin sadece “saat karşılığı” verilmesi düşüncesi yerini “nitelikli hizmet + kurum itibarı + çalışan paketi” gibi daha karmaşık parametrelere bırakırken kantin çalışanlarının maaşları bu yenilikten görece daha yavaş etkilenmiş durumda. Ayrıca toplumsal olarak temizlik, servis, yemek hazırlama gibi alanlarda yer alan emeklerin değeri, genellikle belli toplumsal roller ve kültürel kodlarla biçimleniyor.
2. Günümüzdeki Durum: Maaş Rakamları ve Tartışmalar
Türkiye’de güncel verilere göre, kantin görevlisi pozisyonunda aylık maaş ortalamaları yaklaşık 22.900 TL civarında. Bu veri, iş ilanlarının ve maaş veri tabanlarının analizine dayanır. ([Eleman][1]) Ayrıca, deneyim arttıkça bu ücret 27.300 TL’ye kadar çıkabiliyor. ([Eleman][1]) Diğer kaynaklar ise maaşların “asgari ücret düzeyinde” olduğunu ve kurumun özel ya da kamuya bağlı olmasına göre değiştiğini ifade ediyor. ([kampusbilgisayar.com.tr][2])
Bu tablo birkaç önemli soruyu gündeme getiriyor:
– Bu ücret, verilen emeğin karşılığını ne ölçüde karşılıyor?
– Ücret farklılaşmaları (kurum tipi, şehir, deneyim) ne kadar adil?
– Ücret, kadın ve erkek çalışanlar için eşit koşullarda mı belirleniyor?
Akademik tartışmalarda bu tür sorular “emek piyasası eşitsizlikleri”, “görevlerin toplumsal cinsiyet kodlaması” ve “bakım‑hizmet emeklerinin görünmezliği” gibi başlıklarla ele alınıyor. Bu alanda yapılan çalışmalar, kantin‑servis gibi arka planda kalan emeklerin genellikle düşük ücretli, esnek ve güvencesiz biçimlerde yürütüldüğünü gösteriyor.
3. Cinsiyet Rolleri, Normlar ve Kantin Emekci Ücreti İlişkisi
Kantin çalışanlarının maaşlarını incelerken toplumsal cinsiyet normlarını da göz önüne almak önemli. Geleneksel olarak erkekler daha “yapısal işlevler” (tedarik, denetim, yönetim) ile ilişkilendirilirken; kadınlar “ilişkisel bağlar”, “hizmet”, “bakım” gibi alanlarla kodlanmıştır. Kantin ortamında da şu ayrımlar gözlemlenebilir:
– Erkek çalışanlar, kantin yönetimi, tedarikçi ilişkileri, finans‑kâr takibi gibi daha görünür ve kurum içi karar alma süreçlerine yakın görevler üstlenebiliyor.
– Kadın çalışanlar ise genellikle satış, servis, hijyen‑temizlik, öğrenciyle iletişim gibi “ilişki temelli” görevlerde yer alıyor. Bu görevlerin değeri toplumsal normlar gereği sıkça göz ardı edilebiliyor.
– Bu ayrım, ücretlendirmede de kendini gösterebiliyor; “yapısal işlev” sayılan rollerin yüksek ücret alma potansiyeli daha yüksek olurken “ilişki‑bakım” odaklı roller daha düşük görselleştirilebiliyor.
Dolayısıyla kantin çalışanlarının ücretleri sadece kurumun belirlediği bir rakam değil; toplumsal cinsiyet kodlamaları, görev algısı ve kurumun içindeki güç dinamikleriyle şekilleniyor.
4. Bilgilendirici Açılımlar ve Değerlendirme
Kantin çalışanlarının maaşları üzerine yapılacak değerlendirmeler açısından aşağıdaki noktalar önem taşıyor:
– Kuruma ve çalışanın deneyimine göre değişim: Şehir, kurumun özel‑kamu statüsü, deneyim süresi maaşın değişkenliğini açıklıyor. Örneğin büyük şehirlerde, özel kurumlarda maaş biraz daha yüksek olabiliyor. ([Eleman][1])
– Emek türü ve görünürlük: Servis, temizlik, öğrenciyle doğrudan iletişim gibi roller çoğu zaman “görünmeyen emek” olarak kalabiliyor; bu da ücretin nispeten düşük olmasına yol açabiliyor.
– Güvence ve yan haklar: Maaşın ötesinde SGK primleri, fazla mesai, servis/yemek gibi yan haklar da büyük fark yaratabiliyor.
– Toplumsal algı ve değer biçilmesi: Bu işlerin “önemsiz” görülmesi toplumsal bir norm haline gelebiliyor; fakat bu algı değişmediği sürece ücretlerin de yükselmesi sınırlı kalabilir.
5. Sonuç ve Okuyucuya Davet
Sonuç olarak, kantin çalışanlarının maaşı yaklaşık olarak 2025 itibarıyla ortalama 22.900 TL civarındadır ancak bu rakamın tek başına “adil ücret” anlamına gelmediğini görüyoruz. Bu ücretin arkasında toplumsal cinsiyet rolleri, kurumun yapısı, görev türü ve kültürel değer biçimi gibi çok sayıda faktör yer alıyor.
Sizleri bu noktada kendi deneyimlerinizi düşünmeye davet ediyorum: Çevrenizde kantin çalışanlarının ücretleri hakkında konuşma fırsatınız oldu mu? Kadın‑erkek arasında görev ve ücret açısından gözlemleriniz var mı? Hizmet ve bakım odaklı görevlerin toplumsal değerini nasıl algılıyorsunuz? Yorumlarınıza açık bir alan bırakıyorum.
[1]: “Kantin Görevlisi Maaşları 2025 ve Aylık Kantin Görevlisi Maaşı | Eleman.net”
[2]: “Kantinde çalışanların maaşı ne kadar ? – Günlük İzler”