İçeriğe geç

Kategori: Makaleler

Öğrenilmiş çaresizlik kavramı nedir ?

Toplumsal Yapıların Gölgesinde: Öğrenilmiş Çaresizlik Üzerine Sosyolojik Bir Bakış Bir sosyolog olarak yıllardır insan davranışlarının, toplumsal normların ve kültürel kodların iç içe geçmiş doğasını anlamaya çalışıyorum. Gözlemlerim beni sık sık aynı kavramın etrafında döndürüyor: öğrenilmiş çaresizlik. İnsanların bireysel deneyimlerinde hissedilen bu psikolojik durum, aslında toplumun görünmeyen yapılarında da derin izler bırakıyor. Her şeyin belirlenmiş olduğu, çabanın sonuç vermeyeceğine inanılan bir düzende insanlar yalnızca bireysel olarak değil, toplumsal olarak da çaresizliği “öğreniyor”. Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Öğrenilmiş çaresizlik, bireyin tekrar eden başarısızlık, reddedilme ya da kontrolsüzlük deneyimleri sonucunda artık eyleme geçmeyi bırakmasıdır. Bu durum sadece psikolojik bir tepki değil, aynı zamanda toplumsal…

14 Yorum

Yeni doğan bebeğin göbek bağına ne sürülür ?

Yeni Doğan Bebeğin Göbek Bağına Ne Sürülür? Felsefi Bir Bakış Yeni doğan bir bebeğin göbek bağı, insan varoluşunun en somut simgelerinden biridir. Anneyle kurulan biyolojik bağın kesilmesi, bireyselliğin ilk işaretidir. Bu kopuşun ardından “ne sürülür?” sorusu, yalnızca tıbbi bir merak değil, aynı zamanda bir etik, epistemolojik ve ontolojik sorgulamadır. Çünkü burada mesele yalnızca bir yaranın iyileşmesi değil, varlığın dünyaya dahil olma biçimidir. Ontolojik Bir Başlangıç: Varlığın Kopuşu Varlık felsefesi açısından bakıldığında, göbek bağı doğumun metaforik bir eşiğidir. Bebek artık anne bedeninin bir uzantısı olmaktan çıkar, kendi başına bir varlık hâline gelir. Bu kopuşta yapılan her eylem —bağın kesilmesi, kuruması, düşmesi—…

12 Yorum

Sürrealizmi kim başlattı ?

Sürrealizmi Kim Başlattı? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik Bakış Toplumun içinde, bireylerin bilinçli ve bilinçdışı düşüncelerinin sürekli etkileşim içinde şekillendiği bir dünyada, sanat da bu etkileşimlerin bir yansıması olarak karşımıza çıkar. Sanat, toplumsal yapıların ve bireysel deneyimlerin bir aynasıdır; bu sebeple sürrealizm gibi devrimsel bir akım, yalnızca bir estetik anlayışını değil, aynı zamanda toplumsal normların, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin sorgulanışını da beraberinde getirmiştir. Sürrealizm, bilinçaltının gücünü keşfederek, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla olan ilişkilerini yeniden inşa etmeye çalışan bir sanat hareketidir. Sürrealizm: Başlangıcı ve Etkileri Sürrealizm, 1920’lerin başında Fransız şair ve yazar André Breton tarafından…

14 Yorum

Kamu çalışanı memur mudur ?

Kamu Çalışanı Memur mudur? İnsan Hikâyeleriyle Bir Gerçeğin İzinde Bazı sorular vardır ki yanıtı sadece bir tanım değildir; içinde hayatlar, seçimler ve fedakârlıklar saklıdır. “Kamu çalışanı memur mudur?” sorusu da tam olarak öyle… Bu yazıda seni rakamlardan ve yasal maddelerden uzaklaştırıp, bu sorunun cevabını bir hikâyenin içinde aramaya davet ediyorum. Çünkü bazen bir kavramı anlamanın en iyi yolu, o kavramı yaşayan insanların dünyasına adım atmaktır. Bir Şehrin Hikâyesi: Elif ve Murat Büyük bir şehirde sabahın erken saatlerinde başlayan telaş, belediye binasının önünde de kendini hissettiriyordu. Elif, sosyal hizmetler biriminde görevli, insanlara yardım etmeyi hayatının merkezine koymuş genç bir kadındı. Empatisi…

8 Yorum

Kamelya çiçeği ne kadar büyür ?

Kısa cevap: “Kamelya çiçeği ne kadar büyür?” türüne, iklime ve bakıma bağlı. Çoğu kamelya 2–5 m’ye ulaşır; Camellia sasanqua genelde daha hızlı ve 3–5 m’ye çıkar, C. japonica 2–4 m’de kalır, yaşlı örnekler 7–8 m’yi zorlayabilir. “Cüce” çeşitler 0,8–1,5 m. Yıllık uzama çoğunlukla 15–30 cm (ideal koşullarda sasanqua 30–45 cm). Saksıda kök hacmi sınırı nedeniyle çoğu 1–2,5 m civarında sabitlenir. Kamelya Çiçeği Ne Kadar Büyür? Cesur Bir Yanıt: “Etiketler Değil, Koşullar Büyütür” Açık konuşayım: “Kamelya çiçeği ne kadar büyür?” sorusuna tek cümlelik cevap veren herkese şüpheyle bakıyorum. Çünkü bu bitki, fidanlık etiketlerinin abartısına, “cüce” pazarlamasının muğlaklığına ve hatalı bakım rutinlerinin…

16 Yorum

Miyop biri nasıl görür ?

Miyop Biri Nasıl Görür? Görmenin Antropolojisi Üzerine Bir Yolculuk Bir antropolog olarak kültürlerin dünyayı nasıl gördüğünü araştırırken fark ettim ki, “görmek” her toplumda yalnızca biyolojik bir işlev değil, aynı zamanda kültürel bir deneyimdir. İnsan gözünün dünyayı nasıl algıladığı, o toplumun mitlerinden, ritüellerinden ve kimlik inşasından izler taşır. Bu bağlamda “Miyop biri nasıl görür?” sorusu, yalnızca bir optik problem değil; aynı zamanda insanın gerçekliği nasıl yorumladığına dair derin bir kültürel sorudur. Fizyolojik Gerçeklik: Bulanıklığın Anatomisi Tıpta miyopi, uzağı net görememe durumudur. Göz merceği, görüntüyü retinanın üzerine değil, önüne düşürür. Sonuçta uzak nesneler bulanık, yakın nesneler ise net görünür. Ancak bu basit…

16 Yorum

Mavi Eski Türkçede ne demek ?

Mavi Eski Türkçede Ne Demek? “Kök”ten “Mâî”ye Uzanan Bir Renk Yolculuğu Eski Türkçede “mavi” kelimesi yoktur; göğe ve mavi tonlarına karşılık gelen yerli ad “kök/gök”tür. Orhun yazıtlarında ve kadim metinlerde kök, hem “gök/semâ” hem de “mavi-mavimsi” renk alanını karşılar. Bu yüzden “Kök Türk” (Göktürk) ifadesindeki kök doğrudan “gök/masmavi gök”le bağlantılıdır. “Mavi” ise daha geç dönemlerde, İslâmî ve Osmanlı yazı dilinde Arapça kökenli mâʾî / mâvî biçimiyle (“suya ait, su renginde”) dile yerleşir. [1] Tarihsel Arka Plan: Kök’ün Geniş Anlam Alanı Erken Türkçe metinler, renklerin yalnız görsel bir niteleme değil; kozmoloji, yönler ve iktidar sembolleriyle iç içe olduğunu gösterir. “Kök” yalnızca…

12 Yorum

Güç kaynağı performansı etkiler mi ?

Güç Kaynağı Performansı Etkiler mi? Psikolojik Bir Derin Bakış Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamaya çalışırken sık sık bu soruyu kendime sorarım: “İnsanın gücünü nereden aldığı, performansını ne kadar etkiler?” Teknolojideki güç kaynakları, bir makinenin çalışmasını nasıl belirliyorsa, insan psikolojisindeki güç kaynakları da bireyin yaşam enerjisini, motivasyonunu ve üretkenliğini belirler. Ama bu güç, yalnızca fiziksel değildir; bilişsel, duygusal ve sosyal katmanlarda kendini gösterir. Bu yazıda, “Güç kaynağı performansı etkiler mi?” sorusunu insan zihninin üç temel alanı üzerinden — bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji — inceleyelim. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Zihinsel Enerjinin Yönetimi Bilişsel psikoloji bize şunu öğretir: insan beyni sınırsız bir…

10 Yorum

Gözerim ne demek ?

Gözerim Ne Demek? Tarihsel Bir Bakışla Anlamın İzinde Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini sürerken, kimi zaman karşımıza çıkan kelimeler bizi yalnızca eski bir döneme değil, bir kültürün ruhuna da götürür. “Gözerim” kelimesi de bu tür sözcüklerden biridir. Günümüz Türkçesinde pek sık kullanılmasa da, Anadolu’nun farklı bölgelerinde ve eski Türk metinlerinde derin anlamlar taşır. Bu kelimeyi anlamak, yalnızca dilin değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın dönüşümünü de anlamaktır. Eski Türkçede “Gözerim”: Gözlem ve Duygu Arasındaki Bağ Tarihsel olarak bakıldığında “gözerim” kelimesinin kökü “göz” sözcüğüne dayanır. Eski Türkçede “gözermek” fiili, hem bakmak hem de gözlemek anlamına gelir. Bu fiilden türeyen “gözerim” ise “gözetirim”,…

10 Yorum

Clint Eastwood un babası kimdir ?

Bir Babadan Kalan Miras: Clint Eastwood’un Hayatına Yön Veren Adam Hayat bazen bir babanın sessiz adımlarında şekillenir. Hepimiz, dünyaya gözlerimizi açtığımızda yanımızda duran, bazen sert ama hep koruyucu bir el hissederiz. Bu el, sadece bizi büyütmez; aynı zamanda kim olacağımızı da fısıldar kulağımıza. Bugün, sinema tarihinin en karizmatik isimlerinden biri olan Clint Eastwood’un hayatına yön veren o sessiz gücü, yani babasını anlatan bir hikâyeye davet ediyorum seni. Basit Bir Hayat, Büyük Bir Etki: Clinton Eastwood Sr. Clint Eastwood’un babası Clinton Eastwood Sr., 11 Haziran 1906’da Kaliforniya’da doğmuştu. Hayatı, oğlunun Hollywood’daki ihtişamlı kariyerinden çok uzaktı. O bir çelik fabrikasında çalıştı, geçimini…

12 Yorum
şişli escort ankara escort
Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet